8 Ağustos 2011 Pazartesi

iletişim üzerine

Hep olmayacak ve olmamasını istediğimiz şeyler uğruna savaş veririz ve sorgulamayız boşa geçen bu zamanları. Ne uğruna neden uğruna hayatımızın en değerli şeyini harcadığımızı bir an olsun sorgulamayız.
Çoğu zaman çok görürüz onu birileriyle paylaşmayı oysa olmayacak yerde o kadar bonkör davranıyoruz ki onu harcamak için. Tezatlıklarla dolu bir durum yani.
Çok geç farkediyoruz aslında çok kısa bir süre ya da sadece ilgili olduğumuzu gösterecek bir mimik ile neler kazanabileceğimizi. Sokağımızı temizleyen temizlik görevlisinden tutun da, sabah işe geldiğinizde iş arkadaşlarınıza günaydın demeye kadar ya da sıcak bir gülümseme ile onları karşılamaya kadar atladığımız o kadar detal var ki.
İlişki yönetimi adı altında yıllardır bize alatılan bir sürü terimi kaldırıp sadece bu iki örnekte olduğu gibi davranabilsek, çok küçük yaşlardan bu yana bize nasıl takılacağını çok iyi öğrettikleri maskelerimizi çıkarmayı bir öğrenebilsek aslında herşey çok daha farklı olacak. Ama bunu yapabilmek bile kendi çapında bir kurtuluş savaşı kazanmakla eş değer zorlukta maalesef yaşadığımız ortam ve durumda.
Herkes kendi yargılarının kendi doğrularının peşinde oysa yanlış bile olsa başka yaklaşımların bizleri ne kadar zenginleştirebileceğini bir türlü kabul edemiyoruz hep yargılıyoruz ancak sorgulamıyoruz.
Bu otobüste yer isteyen yaşlı teyzenin işin içi yüzünü bilmeden bir sürü hakaretler savurduğu sonrasında da yer istediği gencin aslında fiziksel engelli olduğunu farkettiği hikayeyi hatırlatıyor bana. Bazen saniyeler farklılaştırır ilişkileri iletişimi.
Bunu bilerek bunu isteyerek ve gerçekten severek yapabileceğimiz yarınların bir an önce gelmesi dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder